Menü Anadolu Gerçek
Tarih: 12.03.2026 11:27
MİLLET İRADESİNE SAHİP ÇIKIYOR MİTİNGİ PENDİK'TE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

MİLLET İRADESİNE SAHİP ÇIKIYOR MİTİNGİ PENDİK'TE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Facebook Twitter Linked-in

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Pendik'te gerçekleştirilen, İstanbul 1'inci Bölge, Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi'ne katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, "'Fabrikada, sokakta, alnı açık duranların yanında dev gibi doğruldular. Zafer yakında. Bilek var vuruşmaya, güç var konuşmaya, soluk var harcanmaya. Zafer yakında. Can var verilecek, kardeş var ayakta, kardeşe can feda. Zafer yakında.' Canım İstanbul'a, Anadolu yakamıza merhaba. Selam olsun Pendik sana, selam olsun seçtiğine sahip çıkanlara, iradesine sahip çıkanlara. Bugün İstanbul'un Anadolu'ya açılan kapısındayız. Pendik'in yiğit insanlarıyla, Anadolu yakasının yiğit insanlarıyla birlikteyiz. Martın başında soğuk bir havada, büyük bir meydanda omuz omuza, yan yana, yürek yüreğeyiz. 19 Mart darbesinden neredeyse bir yıl sonra, darbenin yıldönümüne bir hafta kala 97'nci eylemde hep beraberiz. Hoş geldiniz, şeref verdiniz" dedi. Özel, şunları söyledi:

Özel; "Sizlere bakınca ben görüyorum ki hiçbir zaman karanlık kazanamaz. Güneş doğar, aydınlık kazanır. Zulmedenler değil, zulme direnenler kazanır. Korkaklar değil, cesurlar kazanır. Kötüler değil, iyiler kazanır. Size bakınca görüyorum ki biz kazanacağız. Bu gece yine bu soğukta on binleriz ama elbette bir yanımız yine eksik. Birinci bölgede Beykoz Belediye Başkanımız Alaattin Köseler'e, Şile Belediye Başkanımız Özgür Kabadayı'ya, belediye meclisi üyelerimize, bürokratlarımıza, emekçi arkadaşlarımıza bir selam yolluyoruz buradan onlara. 

Aslanlara selam olsun. Pendik'te 35 yıldır maalesef seçimleri kazanamadık. Ama Pendik'e küsmedik, kusuru kendimizde aradık. Doğru adayı aradık, eksik yanlarımızı aradık ve çabaladık. Bu seçimlerde Pendik'i yine kazanamadık ama çok büyük bir başarı yakaladık. Yüzde 43 oy aldık, küçük bir farkla Pendik'i kaybettik. O günkü adayımız Tarık Balyalı bugün bizimle beraber. Ona sahip çıkan sizlere ve müthiş bir kampanya yapan Pendik örgütünün tüm neferlerine teşekkür ediyorum" dedi.

PARTİMİZİN KARIŞMASINI BEKLİYORLAR

"Buradan birazdan bahsedeceğim, çatlasınlar diye böyle yapıyoruz. Darbeyi yapmışlar, arkadaşları hapislere atmışlar, her türlü zulüm sürüyor. Bekliyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi dağılacak, karışacak, meşgul edilecek ve iktidar yürüyüşü engellenecek. Buradan ant olsun ki söylüyorum. O Silivri'nin kapıları açılacak, arkadaşlarımız çıkacak, Ekrem Başkan çıkacak, Cumhurbaşkanı olacak. Burası neresi? Burası nereden gelmiş? Senfoni orkestrasındaki birinci kemancı gibisiniz. Tebrik ediyorum. Arkadaşlar herkes her şeyi yapamaz. Bir esere birinci kemancıların, baş kemancısı hakimdir.

 O çalar, bütün orkestra uyar. Bakın şimdi buranın hatırına ve bütün meydanla birlikte Ekrem Başkan'a bir selam yollayalım. Önce bir kuvvetli alkış Silivri'ye. Birinci kemancı ne çalıyoruz? Ne bir haram yedi, ne cana kıydı. Silivri'den bizi dinleyenlere, bu sefer Mehmet Murat Çalık da artık burada, İzmir'de değil. Bir Maçkalı'dan bir Maçkalı'ya söyledik hep. Şimdi de yiğidim aslanımı Ekrem Başkan için, bütün arkadaşlarımız için, cezaevlerinde haksız yere yatan bütün yiğitler için söylüyoruz. Hep beraber burası başlasın duyayım. Haydi bakayım. 'Cumhurbaşkanı İmamoğlu'. Bu muhteşem koru için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ekrem Başkan'ın da selamlarını iletiyorum. İyi ki varsınız, hep birlikte başaracağız" dedi.

TUTUKSUZ YARGILAMA TANSİYONU DÜŞÜRÜR

"Hem dünya, hem bölgemiz kritik bir eşikten geçiyor. Türkiye'nin tüm tehditlere karşı bir olması, bütün olması, güçlü olması lazım. Ancak güya ülkeyi yönetmeye vazifeli iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi ülkeyi bölmeye, mili kutuplaştırmaya devam ediyor. 19 Mart darbesinin üstünden tam 357 gün geçti. 357 gündür Türkiye her alanda kaybediyor. Türkiye'de iç cepheyi zayıflatan da dışarıdan ateş çemberi varken içeride tartışmalarla enerjimizi sömüren de bu iktidardan başkası değildir. İç cephenin tahkim edilmesi, Türkiye'nin bir ve beraber olmasının birinci düşmanı; AK Parti'nin kara düzenidir. 

Erdoğan, bana bir çağrı yapmış. Ben de kendisine seslendim ve sesleniyorum. Biz bu ülkenin birliği için, beraberliği için her şeyi yapmaya hazırız. Gerektiğinde yapıyoruz. Ancak bu kadar zulüm, bu kadar haksızlık, bu kadar eşitsizlik olmaz. Emeklinin elinden tutan, asgari ücretliyi gören, asgari ücret artışını işverenin sırtına yüklemeyen, çiftçisine sahip çıkan, öğrencisinin geleceğini karartmayan politikalara hep birlikte sahip çıkabiliriz. Tutuksuz yargılama bu ülkede tansiyon düşürür. Bu milletin en çok meşgul edildiği konu, arkadaşlarımızın uğradığı iftiralardır. 

Biz kendimize, partimize, arkadaşlarımıza, Cumhurbaşkanı adayımıza güveniyoruz. Kendine güveneni kanun teklifimizi destek vermeye, davaları televizyondan canlı yayınlamaya, iddiaları da cevaplarını da milletten saklamamaya ve TRT'den canlı yayına davet ediyoruz. Biz kendimize güveniyoruz. Erdoğan da güveniyorsa karşımıza çıksın" dedi.

KARADENİZ'İN YİĞİT EVLADININ ALNI AÇIK, BAŞI DİK ÇIKTI

"Artık yalandan bezdik. Aynı kişiye '18 yaşında sahtecilik yaptın. O okuldan bu okula yüzlerce öğrenci ile birlikte sahtecilikle geçtin' diyenler, diplomasını iptal edenler; aynı kişiye aynı anda hem 'casus' diyenler, hem 'Seçimde hile yaptın' diyenler, hem 'Hırsızlık ve yolsuzluk yaptın' diyenler, hem olmadık uçaklarda 'Terbiyesizlik yaptın' diyenler tüm bu yalanlarının altında kaldılar. Söyledikleri uçak AK Partilinin çıktı, Ekrem İmamoğlu'na hiç kiralanmadığı ortaya çıktı. 'Ekrem'in' dedikleri arabalar MHP'nin milletvekilinin çıktı. 

'Gaziosmanpaşa Belediyesi'nden dolar çıktı' dediler, kasadan mühür çıktı. Dolar görüntüleri, TRT'nin stok videoları çıktı. 'Yer altından, parke altından milyonlarca Euro çıktı' dediler, tamamı yalan çıktı. 'Videosu var' dediler, iftira çıktı. 'Çantalarda para var' dediler, jammer çıktı. Ekrem Başkan'a 'hırsız' dediler. Karadeniz'in yiğit evladı alnı açık, başı dik çıktı" dedi.

HUZURA VE BARIŞA OMUZ OMUZA YÜRÜYORUZ

"Bunun için kimse enseyi karartmasın. Bu düzen değişecek. Artık düşmanlıklar, husumetler bitecek. Bugün MHP'nin yaptığını savunamayan ülkücüler de AK Parti'ye katlanamayan muhafazakarlar da bugünkü süreçte Kürtler de Türkler de Aleviler de Sünniler de birlik ve beraberlik halindedir. Bunun adı Türkiye İttifakı'dır. Renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Bir partiye ait değildir, kimseyi dışlamaz. Sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar, sosyalist demokratlar, liberal demokratlar yeter ki otokrata karşı birleşsin. 

Türkiye'deki bütün demokratlar selam olsun hepsine. Sandığa sahip çıkanlara, sandığı kaptırmayanlara, otokrasi peşinde koşan otokratlara, tek adamlara karşı kardeşliği savunanlara selam olsun. Artık düşmanlıklar, ayrılıklar bir tarafta kalmıştır. Huzura ve barışa omuz omuza, el ele yürüyoruz. O yüzden sesime kulak veren herkese, sadece üyelerimize değil; kendini Türkiye'nin ortak geleceğinde gören tüm demokratlara sesleniyorum: AK Parti istiyor ki kimse kimseyle yan yana durmasın, herkes birbirine mesafeli olsun. Mesafeleri kaldırın, safları sıklaştırın, yan yana durun, birlikte mücadele edin. 

Önümüzdeki bayramda ve devam eden tüm günlerde tüm demokratları geçmişte AK Parti'ye, MHP'ye oy veren komşularını ziyarete, onlarla sohbete, yoksulluğun, işsizliğin bir kader olmadığını anlatmaya, kimsenin bunlara katlanmak zorunda olmadığını anlatmaya davet ediyorum. Hepinizi benim, Ekrem Başkan'ın, partimizin ve Türkiye İttifakı'nın adına bu bayramla birlikte yollara düşmeye, sokaklara çıkmaya, ev ev, kapı kapı gezmeye, herkesi ikna etmeye davet ediyorum. Ekrem Başkan için kampanyaya başlamaya hazır mısınız? Türkiye'nin yarınları için kapı kapı dolaşmaya hazır mısınız? Köy köy, ev ev, fabrika fabrika meydan meydan çalışmaya hazır mısınız? Yorulacak mıyız? Vazgeçecek miyiz? Peki hep beraber yürüyecek miyiz? Yürüyecek miyiz? Yürüyecek miyiz? O zaman haydi bakalım yürüyelim arkadaşlar" dedi.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —